Dünyanın En Büyük Klavye Yarışı Başlıyor

09 Mart 2010

::: Dünyanın En Büyük Klavye Yarışı Başlıyor

2010 Türkiye İnternet Klâvye Şampiyonasının tamamlanmasının ardından, 1 Mart’tan itibaren kayıtları başlayan 2010 Dünya İnternet Klâvye Şampiyonası start alacak. Finalleri 15 Nisan – 15 Mayıs arası yapılacak olan Yarış için son kayıt tarihi 14 Nisan. Geçen yıl tüm dünyadan 1200 kişinin katıldığı Yarışta, toplam 24 madalyanın 13′ünü Türkiye toplamıştı. Siz de Türkiye Şampiyonasına katılamadıysanız dahi, Dünya Şampiyonasında kendinizi kanıtlayabilirsiniz. 2010 Dünya İnternet Klâvye Şampiyonasına Türkiye’den kayıtlar, 9 Mart sabahından itibaren başlayacaktır. Kayıt olmadan önce Yönetmelik ve Kurallar ile Yönergeleri mutlaka okumanız gerekmektedir.

Yönetmelik ve Kurallar için;

 http://www.interstenoturk.org/2010dunya/

Adalet Bakanlığınca Yapılan Basın Açıklamasının Saatine Yönelik Eleştiriler İle HSYK Kararının Geç Tebliğ Edildiği İddiaları Hakkında Basın Açıklaması

19 Şubat 2010

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER

MÜŞAVİRLİĞİ

19.02.2010

Sayı: 7

BASIN AÇIKLAMASI

Bakanlığımızca 17 Şubat 2010 günü sabah erken saatte yapılan basın açıklamasına yönelik eleştiriler ve bugün basında yer alan Cumhuriyet savcılarının yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin kararın geç tebliğ edildiği haberleri üzerine aşağıdaki açıklamaya ihtiyaç duyulmuştur.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan bir soruşturmayla ilgili olarak 16 Şubat 2010 Salı günü TV kanallarında bilgi kirliliğine yol açan haber yayınlarının gün boyunca sürdürülmesi, ayrıca YARSAV’ın bir yazılı açıklama ve akşam saatlerinde basın toplantısı yaparak Bakanlığımızı açıklama yapmaya ve soruşturma açmaya çağırması üzerine konuyla ilgili bir açıklama yapılmasına gerek görülmüştür.

YARSAV’ın basın toplantısı saat 19.00 sıralarında ajanslara ve televizyonlara yansıdığı için Bakanlığımızca yapılacak açıklamanın hazırlanması 23.00 sıralarında tamamlanmıştır.

Ancak gazetelerin baskı saatleri ve televizyonların akşam haber bültenlerinin tamamlanması dikkate alınarak yapılacak bir açıklamanın gerekli şekilde kamuoyuna duyurulamayacağı düşünülmüş ve açıklamanın ertesi gün sabah saatlerinde yapılması kararlaştırılmıştır.

Hazırlanan yazılı basın açıklaması metni, Basın Müşavirimiz tarafından telefonla irtibat kurulduktan sonra Anadolu Ajansı İç Haberler Müdürlüğünün e-posta adresine (ichaber@aa.com.tr) gönderilmiştir. E-postanın gönderiliş tarih ve saati bilgisayar kayıtlarında 17 Şubat 2010 / 00.05 olarak gözükmektedir.

Yazılı açıklamanın, televizyonların sabah haberlerine yetişmesi için haberin hazırlanma süresi de dikkate alınarak gönderilen e-postaya “sabah saat 06.00’da servise konulabilir” şeklinde bir not düşülmüştür. Bakanlığımızın basın açıklaması Anadolu Ajansı tarafından 05.57’de servis edilmiştir. Gönderilen e-postanın tarih, saat ve açıklama notunu gösteren bilgisayar çıktısı ektedir.

Öte yandan, Erzurum özel yetkili Cumhuriyet savcılarının yetkilerinin kaldırılmasına ilişkin HSYK kararının geç tebliğ edildiği yönündeki iddialar da doğru değildir.

HSYK toplantısı, 17 Şubat 2010 Çarşamba günü saat 12.45’te sona ermiş, öğle tatilini müteakip bu kararın yazılması ve tebligatların hazırlanıp imzalanması işlemi tamamlandıktan sonra, tebligat UYAP üzerinden saat 16.17 itibariyle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı 18.02.2010 Perşembe günlü yazısında, CMK 250. maddeyle yetkili Cumhuriyet başsavcıvekili ve tüm Cumhuriyet savcılarının yetkilerinin kaldırıldığına dair yazının 17.02.2010 saat 16.45’te ellerine ulaştığını, “Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin (CMK 250. maddeyle yetkili ve görevli) 18.02.2010 tarihinde tutuklu sanıkların duruşmalarının olduğunu, bu duruşmalara katılacak yetkili Cumhuriyet savcısı halen görevlendirilmediğinden adı geçen Cumhuriyet savcılarının duruşmalara katılıp katılmayacağı hususunda acil görüş bildirilmesini” talep etmiştir.

Bu yazı aynı gün yapılan HSYK toplantısında Kurula sunulmuş, Kurulca Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı da göz önünde bulundurularak Erzurum CMK 250. maddeyle yetkili Cumhuriyet başsavcıvekilliği ve savcılıklarına yeni isimlerin görevlendirilmesine karar verilmiştir. Söz konusu karar da 18.02.2010 Perşembe günü saat 13.52’de Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmiştir.

Görüldüğü gibi her iki konuda da basında yer alan iddia ve haberler gerçeği yansıtmamaktadır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 

Yazı İşleri Müdürü Ünvanında Komisyonlararası Nakil Çalışması Hakkında Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 09/02/2010 Tarihli Yazısı

19 Şubat 2010

NOT : Başvuru için son gün 22/02/2010 Pazartesi günüdür.

T.C.

ADALET BAKANLIĞI

Personel Genel Müdürlüğü

2010 yılı içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan yazı işleri müdürlüğü unvanındaki  görevde yükselme sınavında,  sınav izni verilecek mahallerin rasyonel bir şekilde belirlenebilmesi amacıyla norm kadro kriterleri dikkate alınarak sadece bu unvanda komisyonlararası nakil çalışması yapılacaktır.

Komisyonlararası naklen atama işlemleri Yönetmelikteki diğer şartlarla birlikte,

a) Halen görev yapılan ve atanmak istenilen yerdeki personel ihtiyacı,

b) En son görev yapılan komisyondaki hizmet süresi,

c) En son görev yapılan komisyondaki hizmet süresine göre aynı yere atanmak isteyenler arasındaki sıralama,

d) Görev yapılan yerdeki kadro ve ihtiyaç durumuna göre, buradan başka yere atanma talebinde bulunanlar arasında yapılacak olan komisyondaki hizmet süresi sıralaması.

Kriterleri dikkate alınarak gerçekleştirilecektir.

Bu itibarla, 03/08/2009 tarih ve 44971 sayılı genel yazımızda da belirtildiği üzere, başvuru taleplerinin sağlıklı ve amaca uygun bir şekilde değerlendirilebilmesi amacıyla dikkat edilmesi gereken hususlar aşağıda açıklanmıştır.  

I-BAŞVURU KOŞULLARI:

A- Görevde yükselme sınavının planlanması amacıyla yapılacak komisyonlararası nakil çalışmasına; yazı işleri müdürlüğü unvanında görev yapan personel başvurabileceğinden, bu çalışma belirtilen unvan dışındaki personeli  kapsamamaktadır.

B-1) Bu çalışmaya; Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 22 nci maddesindeki süre şartını taşıyanlar ile 25, 26, 27 ve 28 inci maddelerinde yer verilen eş, sağlık, öğrenim ve can güvenliği mazeretlerine dayalı olarak başvurulabilecektir.

   2) Süre yönünden nakil talebinde bulunanlar; görev yaptıkları adalet komisyonları yetki alanı içerisinde, 31/08/2010 tarihi itibariyle yazı işleri müdürlüğü unvanında en az iki yıl hizmet etmiş olmaları halinde başvuruda bulunabileceklerdir.

Askerlikte, açıkta ve aylıksız izinde geçirilen süreler, hastalık raporlarının üç aydan fazlası ile yazı işleri müdürlüğü unvanı dışındaki unvanlarda yapılan görev iki yıllık sürenin hesabında dikkate alınmayacaktır.

3) Adalet Bakanlığı Memur Sınav Atama ve Nakil Yönetmeliğinin 24, 25, 26, 27, 28 inci maddeleri gereğince (mazeret) nakil talebinde bulunanlar için Yönetmeliğin 22 nci maddesindeki şartlar aranmaksızın;

a) 25 inci madde gereğince sağlık mazeretine dayalı olarak yapılacak atamalarda,

Kendisinin veya bakmakla yükümlü olduğu kimselerden birinin, görev yaptığı yerde kalmasının sağlık durumunu tehlikeye koyacağına  veya  tedavisinin bulunduğu mahallin dışında başka bir merkezde yapılması gerektiğine dair sağlık kurulu raporu bulunanlar (bunun dışındaki normal hastalık raporları mazeret olarak kabul edilmeyecektir),

b) 26 ncı madde gereğince eş durumu mazeretine dayalı olarak yapılacak atamalarda,

Eşinin 08/06/1984 tarihli 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye tabi bir kurumda kadrolu memur olanlar veya 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli olarak çalışıyor olanlar,

c) 27 nci madde gereğince öğrenim mazeretine dayalı olarak yapılacak atamalarda,

 Kadro durumunun elverişli olması koşuluyla çocukları, eşi veya kendisi yüksek öğrenim kurumlarında okuyanlar veya bulunduğu yerde çocukları, eşi veya kendisinin öğrenim düzeyine uygun ilk veya orta öğretim kurumu bulunmayanlar,

d) 28 inci madde gereğince can güvenliği nedeniyle yapılacak atamalarda,

Görevli bulunduğu yerde çalışmaya devam etmesinin ciddi hayati  tehlike oluşturduğunu bu maddede belirtilen belgelerle kanıtlayanlar,

Aşağıda II numaralı başlıkta belirtilen belgelerle birlikte başvuruda bulunabileceklerdir.

II) BAŞVURU ŞEKLİ VE ZAMANI: 

1- Komisyon merkezinde görev yapan yazı işleri müdürleri; doğrudan bağlı bulunduğu adalet komisyonu başkanlığına, mülhakat adliyesinde görev yapanlar ise; görev yaptıkları yerin Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla ilgili adalet komisyonu başkanlığına Ek-1 başvuru formunun A-bölümünü eksiksiz ve yapılan açıklamalara uygun bir şekilde doldurarak teslim  edeceklerdir.

Mazerete dayalı naklen atama taleplerinde başvuru formuna ek olarak,

a- Sağlık mazeretine dayalı naklen atama taleplerinde; Yönetmeliğin 25 inci maddesine uygun sağlık kurulu raporu,

b- Eş durumu mazeretine dayalı naklen atama taleplerinde; eşinin Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde belirtilen bir kurumda çalıştığını belirtir eşine ait görev belgesi ile eşinin çalıştığı meslek veya kurum itibariyle kendisinin bulunduğu yere veya yakınındaki bir bölgeye atanmasına imkan bulunmadığına dair belge ile aile nüfus kayıt örneği,

c- Öğrenim mazeretine dayalı naklen atama taleplerinde; Yönetmeliğin 27 ncı maddesine uygun öğrenim belgesi ile görev yaptığı yerde kendisinin, eşinin veya çocuklarının öğrenim düzeyine uygun okul bulunmadığına dair belge,

d- Can güvenliği mazeretine dayalı naklen atama taleplerinde; Yönetmeliğin 28 ncı maddesine uygun belgeler eklenecektir.

2-  a) Başvurular 10/02/2009 Çarşamba günü başlayıp, 22/02/2010 Pazartesi günü mesai saati bitimi itibariyle sona erecektir. Son başvuru tarihi olan 22/02/2010 tarihi mesai saati sonuna kadar komisyona ulaşmayan talepler dikkate alınmayacaktır.

     b) Son başvuru tarihi olan 22/02/2010 Pazartesi günü mesai bitiminden sonra yapılacak olan başvuruların komisyon tarafından kabul edilmeyeceğinin bilinmesi gerekmektedir.

III) KOMİSYONLARCA YAPILACAK İŞLEMLER:

Nakil talep eden personelin başvuru formunu komisyona teslim etmesi üzerine komisyonlarca;

1- Bu çalışmaya; yazı işleri müdürlüğü unvanında görev yapan personel başvurabileceğinden, başvuru sahibinin belirtilen unvanda görev yapıp yapmadığının kontrol edilmesi,

2- Personel tarafından doldurulması gereken kısmın (EK-1 Form “A” kısmı) eksiksiz, kayıtlara ve EK-3 Başvuru formu doldurma esaslarına uygun şekilde doldurulup, doldurulmadığının kontrol edilmesi,

3- Komisyonlararası nakil başvuru formunun (EK-1 FORM) “B” kısmının ilgili komisyon tarafından doldurularak, komisyon başkanı tarafından onaylanması,

4- Forma ilgiliye ait hizmet belgesinin eklenmesi,

5- Mazerete dayalı nakil talebinde bulunan personel tarafından eklenmesi gereken belgelerin tam, eksiksiz ve yukarıda II-1 maddesine uygun olup olmadığının kontrol edilmesi,

6- Başvuru talebinde bulunan personel hakkında devam eden adli-idari soruşturma, kesinleşmiş mahkumiyet veya disiplin cezası var ise buna ilişkin belgelerin eklenmesi,

7- Yönetmeliğin 22 nci maddesi uyarınca talepte bulunanlardan; bulundukları komisyonda (yukarıda I/B-2 maddesinde belirtilen şekilde hesaplanmak suretiyle) asgari iki yıllık süreyi doldurmayanların ve yazı işleri müdürü unvanı dışındaki unvanlarda görev yapan personelin başvurularının kabul edilmeyerek Bakanlığa gönderilmemesi,

8- Komisyonda geçen hizmet süresinin hesaplanmasında sadece yazı işleri müdürlüğü unvanında geçen sürenin dikkate alınması,

9- Mazerete dayalı naklen atanma taleplerinde iki yıllık sürenin aranmayacağı hususunun bilinmesi,

10- EK-2 Birleştirme Tutanağının, başvuranların hizmet süresine göre sıralı bir biçimde doldurularak tüm başvuru evrakının birleştirme tutanağına rapten en geç 26 Şubat 2010 tarihinde Bakanlığımızda olacak şekilde APS yoluyla Genel Müdürlüğümüz Taşra Atama Nakil Şube Müdürlüğü’ne ve ab116950@adalet.gov.tr adresine elektronik posta yoluyla gönderilmesi,

Komisyonlararası nakil başvurusunda bulunanlara ait birleştirme tutanağı ve eki evrakın Bakanlığımıza gönderilmesinden sonra ikinci bir liste veya ek liste mahiyetinde gönderilecek listelerin dikkate alınmayacağının bilinmesi gerekmektedir.

 

IV. DİĞER HUSUSLAR:

Komisyonlararası nakil çalışması norm kadro esaslarına göre tüm komisyonların ihtiyaçları göz önünde bulundurularak gerçekleştirilecek ve akabinde yazı işleri müdürlüğü unvanında görevde yükselme sınav izinleri belirleneceğinden;

1- Personelin, başvuru formundaki üç tercihinden uygun görülen birine ataması yapılabileceğinden, nakil talebinde bulunanların şahsi ve ailevi durumları ile ikinci maddedeki hususu da göz önünde bulundurarak tercihlerini gerçekçi şekilde yapmaları gerekmektedir. Bu kapsamda başvuru formunda bulunan üç tercihinde doldurulması zorunlu değildir.

2- Ataması yapılan kişinin yerine aynı atamada yazı işleri müdürü verilememesi halinde, ataması yapılanlar ancak görevde yükselme sınavı ile yerine atanan kişi göreve başladığında ayrılış yapabileceklerdir.

3- Ataması yapılan personelin yerine, görevde yükselme suretiyle atama yapılacağından komisyonlararası nakil çalışması sonuçlandıktan sonra vazgeçme talepleri kesinlikle kabul edilmeyecektir.

4-  Başvuruda bulunanların tercih edebilecekleri yerler adli ve idari yargı adalet komisyonlarına bağlı merkez veya mülhakat adliyeleri olup, Bakanlık, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Yüksek Seçim Kurulu gibi tercihler dikkate alınmayacaktır.

5- Nakil talebi uygun görülmeyerek ataması yapılmayanlara ayrıca bildirimde bulunulmayacaktır.

2010 yılı içerisinde yapılacak görevde yükselme sınavı, komisyonlararası nakil çalışmasından sonra gerçekleştirileceğinden çalışmanın ivedilikle sonuçlandırılarak, belirtilen hususlara titizlikle riayet edilerek, konunun tüm merkez ve mülhakat adliyelerinde çalışan personele tebliği hususunda,

Bilgi ve gereği rica olunur.

Birol ERDEM

Hakim

Bakan a.

Genel Müdür

Adalet Bakanı Sadullah ERGİN’in 17/02/2010 Tarihli Basın Toplantısında Yaptığı Açıklama

19 Şubat 2010

BASIN AÇIKLAMASI

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 17/02/2010 tarihinde oyçokluğuyla aldığı kararlara ilişkin açıklaması ile Yargıtay ve Danıştay başkanları ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının peşpeşe yaptıkları açıklamalarla ilgili olarak üstlendiğimiz sorumluluk ve görevimiz gereği, mevcut gelişmeler karşısında daha fazla sessiz kalınamayacağından kamuoyunu bilgilendirmek üzere aşağıdaki açıklamaların yapılması zarureti hasıl olmuştur.

Anayasanın 159’uncu maddesinde ve 2461 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun 4’üncü maddesinde HSYK’nın görev ve yetkileri açıkça sayılmıştır.

Hâkim ve savcılar ile mahkemelerin yargısal faaliyetlerinin denetimi ise yasalarımızda tereddüde mahal bırakmayacak şekilde yargı mercilerine bırakılmıştır, HSYK’nın böyle bir görev ve yetkisi yoktur. HSYK, yargısal görevleri olmayan idari bir kuruldur.

Hâkim veya mahkeme kararlarına karşı, kanun yollarına başvurma hakkı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya katılana aittir.

Bunlardan herhangi birinin müracaatı olmaksızın, süreçte yargısal denetimi yapmakla görevli mercilerin bile bu denetimi yapması mümkün değilken, idarî bir kurul olan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun bu denetimi yapmaya kalkışması, çok açık bir YETKİ GASPIDIR, Anayasa ve Yasalara tamamen aykırı BİR HUKUKSUZLUKTUR.

Hiçbir yargısal görevi bulunmayan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun, bu konuyu görüşmek üzere toplanarak, HSYK’nın yaptığının doğru olduğuna dair karar alması da yasal dayanaktan yoksundur, ihsas-ı rey niteliğindedir, yargılama faaliyetine müdahale anlamını taşımaktadır. .

Danıştay Başkanı’nın görev alanıyla ilgili olmayan bu konuda yaptığı açıklama, bu yanlışlıklara katkı vermek anlamına gelmektedir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının devam eden yargısal bir faaliyetten dolayı siyaset kurumunu sorumlu tutmak anlamına gelen açıklamasının kabul edilmesi mümkün değildir.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında yapılan arama, gözaltına alma ve tutuklama kararları üzerine, yasada bu konuda hiçbir yetkisi ve görevi olmayan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu aldığı kararla yürütülmekte olan soruşturmaya müdahale etmiş,  doğrudan TARAF OLMUŞ, yetkisini aşmış,  BAĞIMSIZ YARGININ İŞLEYİŞİNE ENGEL OLMUŞ, soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve sonuçlandırılmasını tehlikeye sokmuştur.

Bu ve benzeri girişimleri, Adalet Bakanlığı olarak yargı bağımsızlığına büyük bir darbe olarak görüyoruz.  

Yargının bağımsız ve tarafsız bir şekilde görevini yapması engellenmiş, bu sürece dahil olanlar görevlerinden  alınmak suretiyle diğer görevlilere açıkça GÖZDAĞI VERİLMİŞTİR.

Yürütülen soruşturma kapsamında ilgililerin hukuk ihlâli yapıldığı yönündeki varsa itirazlarının ve başvurularının çözüm yeri Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu değil, bu işle görevlendirilen mahkemelerdir. Nitekim bu yönde yapılan itiraz ilgili mahkemece reddedilmiştir.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, soruşturmanın tamamlanmasını beklemeksizin ve varsa hukuk ihlâllerini araştırma gereği duymaksızın ve hangi somut verilere ve dosyalara dayanarak böyle bir karar aldığını da açıklamaksızın yetki gaspı yapmak suretiyle sürece çok vahim bir müdahalede bulunmuş, yargı sistemini kaosa sürükleyecek bir tutum takınmıştır.

Yetkileri değiştirilen Cumhuriyet savcılarının, hâkim tarafından verilen kararları yerine getirdikleri göz ardı edilmiştir. Savcıların yaptıkları işlemlerin yetki ve görevleri kapsamında kaldığı mahkeme tarafından da kabul görmüştür. Bu durumda Cumhuriyet savcılarına atfedilen suçun ne olduğu ve bunu ne şekilde işlediklerinin de yine kamuoyu ile paylaşılması gerekmektedir.

HSYK’ca alınan karar ve yapılan açıklamalarla,

Anayasanın 138’inci maddesindeki, “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz,” hükmü ihlâl edilerek hâkim ve savcılara yargısal süreçle ilgili müdahalede bulunulmuştur.

Anayasanın söz konusu hükmü, sadece yürütmeyi ve bu anlamda Bakanlığımızı değil; aynı zamanda, yüksek mahkemeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu da bağlamaktadır.

Bu bağlamda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan basın açıklamasında; “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Habur, Erzincan ve Erzurum Adli Yargı çevrelerinde yargıyı yıpratan, yargıya olan güveni sarsan adli tahkikatlar incelemeye alınmıştır…” şeklinde değerlendirmelere yer verilerek, bu konuya ilişkin hiçbir yetkisi ve görevi olmadığı halde doğrudan bu makamca da Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu gibi soruşturmaya müdahale etme girişiminde bulunulmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun açıklamaları ve bu konuda aldığı kararlar, Türk Ceza Kanununun 288’inci maddesindeki, “Bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar savcı, hâkim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi … cezalandırılır” hükmü uyarınca adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs girişimidir.

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılıkları ve tedbir kararlarını veren mahkemeler, yüksek mahkemelerin ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ağır baskısı altına alınmıştır. Bu şartlar altında bağımsız ve tarafsız bir yargılama yapmak son derece zorlaşmıştır.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun Şemdinli olaylarına ilişkin soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı hakkında verdiği meslekten çıkarma kararı Avrupa Birliğinin Türkiye hakkında düzenlediği ilerleme raporlarında yargıya ağır baskı olarak nitelendirilmiş, aynı husus yine Avrupa Birliği adına düzenlenen Türk Yargısının İşleyişine İlişkin İstişarî Ziyaret Raporlarının sonuncusunda yargıya yönelik “iç tehdit” olarak değerlendirilmiştir.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yargılama sürecine yaptığı bu müdahaleden sonra, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından yargı reformunun acilen hayata geçirilmesi zorunluluğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Bakanlığımız, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, yargı bağımsızlığı ile hâkimlik ve savcılık teminatının ihlâli anlamına gelebilecek her türlü girişimlere karşı herkesin hukuk sınırları içerisinde kalması için gerekli uyarılarını yapmaya devam edecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur

Erzurum Başsavcılığınca Yürütülen Soruşturmayla İlgili Basın Açıklaması

19 Şubat 2010

::: BASIN AÇIKLAMASI

 T.C.

ADALET BAKANLIĞI

BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ

Sayı: 6 16.02.2010

BASIN AÇIKLAMASI

 

Yazılı ve görsel basında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan bir soruşturma ile ilgili olarak kamuoyunu yanıltıcı ve bilgi kirliliğine neden olabilecek boyutta yayınlar yapılmaktadır. Tartışılan konuların hâkim kararlarına dayanan yargısal faaliyetlere ilişkin olduğu dikkate alınarak, bu görevlerini yerine getirmekte olan yargı mensuplarının haksız eleştiriye maruz bırakılmaması için aşağıdaki hususların kamuoyunun bilgisine sunulmasında fayda görülmüştür. Anayasanın 138. maddesinde “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlığı altında “Hâkimler bağımsızdırlar. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez…” hükmü yer almaktadır. Ayrıca, bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hâkim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunmak TCK’nun 288. maddesinde adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu olarak düzenlenmiştir. Bu hükümler karşısında, yargısal denetime tabi olan işlemlerle ilgili olarak tüm kişi, kurum ve kuruluşların özenli davranması gerekmektedir. Hâkimler ve savcılar, ifa ettikleri görevlerinin özelliği göz önüne alınarak, özel soruşturma ve yargılama usulüne tabi tutulmuşlardır. Bu bağlamda, 2802 sayılı Kanun’a göre hâkim ve savcıların görevden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar Bakanlık izni ile soruşturulmaktadır. Hâkim ve savcıların kişisel suçlarının soruşturulması ise Bakanlık iznine gerek duyulmaksızın en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısınca doğrudan yapılmaktadır. CMK’nun 251/1. maddesinde ise, 250. maddede sayılan suçların görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olması ayrımı yapılmaksızın özel yetkili Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturulması hükme bağlanmıştır. Yapılan bir kısım açıklamalarda CMK’nun 250/3. maddesindeki, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’da yargılanması öngörülen kişilere ilişkin istisnadan bahsedilerek, bu hükmün ihlâl edildiği belirtilmektedir. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının mülahazaları bilinmemekle birlikte CMK’nun 250/3. maddesindeki düzenleme kovuşturma evresine ilişkin olup, yargılama merciini göstermektedir. Soruşturma evresi ise CMK 251. maddesinde düzenlenmiş ve soruşturulacak kişiler bakımından bir istisna getirilmemiştir. Nitekim benzer olaylarda Yargıtayın verdiği kararlar da bu doğrultudadır. Soruşturma sürecindeki işlemlerin hukuka aykırılık iddiaları itiraz ve temyiz müessesesi ile yargısal denetime tabidir. Sürecin işleyişine ilişkin suç isnatlarının bulunması durumunda da ayrıca yetkili mercilerce gereğine tevessül olunacağı kuşkusuzdur. Soruşturma ve yargılamaların mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı çerçevesinde sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için, tüm kişi, kurum ve kuruluşlara düşen görev yargıyı gereksiz tartışmaların dışında tutmaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

Adres : Bakanlıklar 06659 ANKARA

 Tel : (0312) 417 57 91 Faks: (0312) 419 27 09

E-posta : basin@adalet.gov.tr Elektronik Ağ: www.basin.adalet.gov.tr

Sayın Ziyaretçilerimiz !

17 Şubat 2010

Çok kıymetli ziyaretçilerimiz, sitemize kayıt olduktan sonra kayıtlı üye olarak giriş yaptığınızda, ana sayfamızda yazılar yazabilir, paylaşımlar yapabilirsiniz. Ayrıca yapılan paylaşımlar ve yazılar hakkında da yorumda bulunabilirsiniz.

Siz kıymetli ziyaretçilerimize saygı ile duyurulur.

e-ADALET.net YÖNETİMİ.

Merhaba Adalet ve Yargı Mensupları !

15 Şubat 2010

Sevgili adalet ve yargı AİLESİ, bizlere ait bilgi alışverişi yapabileceğimiz buluşma ve tartışma platformu olan e-ADALET.net sitemize hoş geldiniz. ADALET FORUM içerisinde güzel ve samimi bir platform oluşturmayı, bu platformda sıcak ve içten dostluklar kurmayı akabinde sorunlarımızı, sıkıntılarımızı, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi kısacası yaşadığımız her türlü duyguyu, yasal çerçevelerde paylaşarak üzüntüleri azaltmayı, sevinçleri ise çoğaltmayı hedefliyoruz. Yapmış olduğunuz ve bundan sonra da yapacağınız tüm katkılarınızdan dolayı her birinize ayrı ayrı şükranlarımızı sunuyoruz.

Saygılarımızla e-ADALET.net YÖNETİMİ…